Marka Güncesi

11 Temmuz 2017 Salı

Unilever'in Sosyal Sorumluluk Projesi : Unilever Paydaş Çalıştayında Neler Konuşuldu?

 
Markaların, sosyal sorumluluk çalışmalarını elimden geldiğince blogumda sizinle paylaşmayı seviyorum. Konu özellikle kadın ise, mutlaka yer vermek istiyorum. Özellikle Unilever gibi büyük bir markadan gelen bu haber beni fazlasıyla mutlu etti. Unilever’in Sürdürülebilir Yaşam Planı kapsamında geleneksel olarak düzenlediği Paydaş Çalıştayı, bu yıl ‘Kadınların ve Gençlerin Güçlenmesi’ konuları odağında gerçekleşti.  
 
“Birlikte daha iyi bir dünya yaratabiliriz”

Unilever’in paydaşlarıyla yürüttüğü çalışmalar sayesinde, Sürdürülebilir Yaşam Planı kapsamında globalde 50’den fazla hedefin yüzde 80’ini gerçekleştirdiğini kaydeden Goossens, sözlerine şöyle devam etti: “Biz sade ve alçak gönüllü bir şekilde yardımınızı istiyoruz. Güven ve karşılıklı saygıya dayalı, dahiliyetçi ve kuşaklar arası düşünceye dayalı derin iş birlikleri içindeyiz. Bu sayede birçok zorluğumuzu çözebileceğimize inanıyoruz. Her zamankinden daha çok, amacımızı yaşatmaya ve sürdürülebilir yaşam planımızın sorumlu büyümenin itici gücü olmasında kararlıyız. Çünkü birlikte, bugünkü ve gelecek kuşaklar için daha iyi bir dünya yaratabiliriz. Daha iyi bir gelecek yaratmak için bundan daha iyi bir zaman yok!”

Sürdürülebilir Yaşamı Destekleyen Markalar büyümeyi güçlendiriyor

Unilever Türkiye, Rusya, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya, Kafkasya ve İran Sürdürülebilir İş ve İletişim Direktörü Ebru Şenel Erim de çalıştayda, Sürdürülebilir Yaşam Planı doğrultusunda Türkiye’de kaydedilen ilerleme hakkında bilgi verdi. “2016 yılında, sürdürülebilirliğin, şirketimizin büyümesini güçlendirdiğini görmeye devam ettik” diyen Erim, büyümenin yüzde 70’ten fazlasının Sürdürülebilir Yaşamı Destekleyen Markalardan geldiğini, tarımsal hammaddelerin (poşet çay, yerel sebze ve baharatlar, domates) yüzde 100’ünün sürdürülebilir kaynaklardan tedarik edildiğini, 70 milyon TL tasarruf sağlandığını, Türkiye’deki tüm fabrikalar, depolar, dağıtım merkezleri ve ofislerin ‘Çöplüğe Sıfır Atık’ kategorisinde faaliyet gösterdiğini söyledi. 
 
Dilerim bu çalışmalar, diğer markalara da örnek teşkil eder ve herkes elinden geldiğince toplumun gelişmesine, kadınların, gençlerin hayat içerisinde daha aktif olabilmesine destek olur.

4 Temmuz 2017 Salı

200 Adımda Çocuk Yetiştirme Rehberi

                             
Çocuk yetiştirmek insan inşa etmektir. Bu nedenle anne babalar yeryüzünün en büyük inşaat ustalarıdır. Bir çocuğun 0-6 yaş döneminde yaşadıkları onun gelecek yaşantısının temellerini oluşturur. Çocuğun okul öncesi dönemde yaşadığı her şey hayatının geri kalanını etkiler. Peki, temelleri sağlam çocuklar yetiştirmek için ne yapılmalı, nelere dikkat edilmeli? Hürriyet Gazetesi aile-çocuk yazarı Ömür Kurt sordu, alanında uzman 13 isim yanıtladı. Bu kitap, eşlerin çocuk yapmaya karar verme aşamasından, çocuk 6 yaşını bitirinceye kadar geçen süreci anlatan bir başucu rehberi olacak. 
-        Etkili anne baba olmanın yöntemleri nelerdir?
-        Normal doğum mu yoksa sezaryen mi olmalı?
-        Hamilelik sürecinde nasıl beslenilmeli?
-        Anne sütünü arttırmak için neler yapılmalı?
-        Çocuk, kardeşini kıskanıyorsa ne yapılmalı?
-        Çocuk memeden nasıl bıraktırılır?
-        Tuvalet eğitimi nasıl verilmeli?
-        Çocuğunuzun evcil hayvanı ölürse ona nasıl davranmalısınız?
-        Hangi oyuncaklar çocuk için yararlıdır?
Çocuğunuzun sağlığından psikolojisine, tuvalet eğitiminden beslenmesine kadar merak ettiğiniz her şeyi bu kitapta bulacaksınız…

Kitabımızda yer alan uzmanlar;
- Çocuk Gelişimi Uzmanı Prof. Dr. Haluk YAVUZER
- Psikolog Prof. Dr. Üstün DÖKMEN
- Uzman Doktor Ender SARAÇ
- Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Eyüp Sabri ERCAN
- Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Özgür ÖNER
- Psikolog Doç. Dr. Yıldız Dilek ERTÜRK
- Klinik Psikolog Yrd. Dr. Başak DEMİRİZ
- Çocuk Doktoru Dr. Şirin SEÇKİN
- Psikolog Serap DUYGULU
- Psk. Dan. ve Cinsel Eğitim Uzmanı Dolunay KADIOĞLU
- Uzman Diyetisyen Zeynep Köse ÇAPAY
- Uzman Psikolog Ramazan ŞİMŞEK
 - Bale Sanatçısı Tan SAĞTÜRK


Bir boomads advertorial içeriğidir.

30 Haziran 2017 Cuma

Tchibo'nun Yeni Temasına Göz Atalım ''Doğa İle Buluşma Zamanı!''

 
Alışverişi her kadın kadar sevdiğim doğrudur; ve bazı markalara karşı zaafım olduğu da! Tchibo onların başında geliyor. Bir AVM'de rastlarsam mutlaka girer, yeni temalarnı incelerim, bir kahve içerim. Bu tema konseptleri her şeyden önce çok ilgimi çekiyor. Hem ilgilendiğiniz konu ile ilgili bir çok alternatif bulabiliyorsunuz hem de çok özenli seçimlerle karşılaşıyorsunuz. Yenni temaları da ''Doğa İle Buluşmak'' üzerine. İnsanın hepsini alası geliyor :) Spor yapmayı çok seviyorum ve biliyorsunuz hayat şeklim haline geldi uzun süredir.

Yeni Temada Neler Var?
Yeni koleksiyon doğada olmaktan, kamp yapmaktan keyif alanların ihtiyaç duyabileceği, hayatı kolaylaştıran ürünlerden oluşuyor. Koleksiyonda yer alan kamp malzemeleri arasında iki kişilik çadırdan uyku tulumuna, kendinden şişen yastıktan katlanabilir banka farklı ürünler bulunuyor. Ayrıca kamp lambası, hızlı kuruyan mikrofiber el ve banyo havlusu, mobil hava durumu istasyonu, duş başlığı, duş hortumu ve su ayar düğmesi bulunan Solar Kamp Duşu, katlanabilir su bidonu gibi ürünler de dışarıda geçirilen zamanı kolaylaştırıyor. Rahat tişört, şort ve pantolonlar ise DryActive Plus özelliği sayesinde hava alıyor, nem transferi sağlıyor ve hızlı kuruyor.

29 Haziran 2017 Perşembe

Spor Yapmamak İçin Bahaneleri Ortadan Kaldıran Uygulama : Nike+ Training Club

Hayatımı pratikleştiren uygulamaları, yenilikleri seviyorum. E tabi elimizden düşmeyen akıllı telefonlarımız, hayatımızı pratikleştiren en birinci parçamız. Telefonu sadece sosyal medyayı takip etmek için de kullanmıyorum elbette. Hayat kalitemi arttırmaya  yönelik uygulamalar olmazsa olmazım. Size Nike Training app'inden bahsetmek istedim çünkü benim için kısa sürede favori haline geldi. Uzun zamandır bu uygulamadan faydalandığımı sizinle ara ara paylaştım. Şimdi uygulamaya eklenen bir yeniliği de yazmak istedim. Kalıcı olarak blogda dursun :) Nike+ Training Club aplikasyonuna yeni yoga egzersizleri eklendi.  15 ile 45 dakika arasıda değişen ve her seviyeye uygun (en önemlisi bence) 3 farklı tarzda yoga alıştırmasına ücretsiz şekilde ulaşabilirsiniz.

Nike'ın uzman antrenörü ve yogisi Branden Collinsworth, “Nike'ta hedefimiz insanları daha iyi sporcular haline getirmek. İşte bu yüzden sizi hayatta karşılaşacağınız her şeye hazırlayan programlar hazırlıyoruz." diyor ve ekliyor  "Bu yeni antrenmanlar gerçekten çok güçlü; çünkü amacınız ne olursa olsun veya yoga yolculuğunuzun neresinde olursanız olun egzersiz imkanı sunuyor" diyen Kim, sözlerine şöyle devam ediyor: "Uygulamadaki çeşitli egzersizler, odak noktaları, egzersiz süreleri ve duruş pozisyonları sayesinde, yogaya yeni başlamış olan ve pratiklerini geliştirmek isteyen kişilerden çok daha ileri düzeydeki yogacılara kadar herkes için bir şeyler sunuyor."

Uygulamayı buradan indirebilirsiniz.

Kitap Önerisi : “İkinci Hayatın Tek Bir Hayatın Olduğunu Anladığında Başlar''


52 hafta boyunca çok satanlar listesinin ilk sıralarından inmedi! Fransızca basımı 600.000 satış rakamına ulaştı! Bu ilgi tüm dünyayı sardı! 22 ülkede basıldı! Ve sıra şimdi bizde…
 
Geçtiğimiz günlerde story'lerimde sıkça okuduğumu paylaştığım bir kitap var. Çok soru gelince bende en iyisi bloga yazayım, hem sorularınızın yanıtını bulsun hem de blogumda kalıcı olarak dursun istedim. Hangi Kitap mı? :)

Raphaëlle Giordano’nun yazdığı “İkinci Hayatın Tek Bir Hayatın Olduğunu Anladığında Başlar” isimli kitabından bahsediyorum. Yan Pasaj Yayınevinden çıktı. Yazar, modern dünya insanın –özellikle de kadınlarının- sorunlarını çok iyi analiz etmiş, onlara etkili çözümler sunmuş ve bunu da çok akıcı, çok keyifli bir dille aktarmayı başarmış.Öyle ki iki oturuşta okuyup bitilebilecek ama ihtiyaç duydukça tekrar tekrar okunması gereken kitaplardan biri.

Romanın kahramanı bir kadın!İsmi Camille. Her şey, Camille’in Paris’in uzak bir banliyösünde geçirdiği araba kazası neticesinde Claude isimli bir rutinologla tanışmasıyla başlar. Psikoloji, felsefe, koçluk alanlarından beslenen, mutlu bir hayat vaadinde bulunan yöntemin; kendisine uygulamasını kabul etmesiyle de yolculuk devam eder: Claude ona ödevler ve sürpriz yerlerde randevular verir. Mutsuz olduğu şeyleri değiştirebilmesi için gereken bilgiyi ve farkındalığı kazandırır. Yeni şeyler deneyimleterek; hayallerine, istediği gibi bir hayata doğru yol almasını sağlar. Peki, Camille sonunda hayallerine kavuşabilecek midir?

Kitabı ben de merak ettim almak istiyorum diyenler için de link burada!

21 Haziran 2017 Çarşamba

BAYRAM'DA NASIL KİLO ALMAYIZ?


Bayramlar, sağlığına ve formuna dikkat eden insanlar için ciddi bir sınav niteliğindedir. Gelen misafirler, yapılan ziyaretler, aile kahvaltıları derken geçirdiğimiz günler sonunda yediklerimiz bize yol, elektrik ve su olarak fazlasıyla dönüyor. Lezzetli tatlılar, börekler, şeker ve çikolatalara hayır demek neredeyse imkansız. İşte bütün bu yoldan çıkaran sebepler sonunda bizi mutsuz eden bir tablo ile karşılaşmamız çok olağan. Peki bayramda nasıl beslenmeliyiz? Bu konuda bir uzman görüşü almadan duramadım.
Liv Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Serap Güzel bayramı kilo almadan geçirmenin püf noktalarını anlattı.
  • Güne kahvaltı ile başlayın, ara öğünleri atlamayın. Öğle ve akşam yemekleri de yemelisiniz.
  • Özlediğiniz yiyecekler, kısa süren iftar ve sahur arasında yemek için yetiştiremediğiniz güzel tatlılar olabilir. Özlenen tatları mümkün olduğunca haftalara dağıtarak yemeye çalışın.
  • Ağırlık kontrolünü sağlayın. Her gün zararlı ya da kalorisi yüksek bir şeyler yediğinizde bu size 1-2 hafta içinde kilo aldırabilir. Hatta Ramazan Bayramı boyunca misafirliklerde yediğiniz tatlılar bile size fark etmeden 1-2 kilo aldırır. Bu nedenle yine günlük beslenme dengesi sağlanmalıdır.
Sebzelere Ağırlık Verin
Evde olduğunuz öğünleri hafif sebze yemekleri ile geçiştirin; çünkü dışarıda olduğunuzda, bayram ziyaretine gittiğinizde size mutlaka yiyecek bir şeyler, tatlılar ikram edilecektir. En hafif besinler sebzelerdir, az yağlı kızartma yapmadığınız sebzeler, sizin için kurtarıcı öğünlerdir.

Tatlıyı Paylaşın
İkram edilen tatlıyı eşinizle, dostunuzla paylaşın; porsiyonu azalttığınızda fazla kaloriyi önlersiniz. Tabakta iki baklava varsa birini bırakın.

Bol Hareket Lazım
Yürüyerek gidebileceğiniz yerlere yürüyün, büyük şehirler için belki zor fakat yinede arabayı daha az kullanmaya çalışın. Akşamları yürüyüş yapın, illa spor salonuna, sahile gitmenize gerek yok. Sokağa çıkıp yürüyün. En azından erken saatlerde yenilen ikramların birazını yakmış olursunuz.

20 Haziran 2017 Salı

13. PLAY-DOH HAMURDAN HAYALLER YARIŞMASI BAŞLADI!


Oyun hamurlarına duyduğumuz sevgi ve günlük hayatımız içindeki yerini paylaşımlarından sıkça takip ediyorsunuzdur :) Özellikle oğlumun hamurlara olan sevgisi ve evde sakince oynaması ve hayal gücünü geliştirerek, kaliteli zaman geçirmemizi sağladığını sık sık sizinle paylaşıyorum. Şimdi de Play-Doh'un gelenekselleşen yarışmasının duyurusunu yapmak istiyorum size.

Play-Doh’nun bu yıl 13.sünü gerçekleştirdiği Hamurdan Hayaller Yarışması’na başvurular başladı. Play-Doh’nun çocukların hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını geliştirmek adına düzenlediği Hamurdan Hayaller Yarışması, 4-5 ve 6-7 yaş olmak üzere iki ayrı kategoride gerçekleştiriliyor.
Çocukların hayal dünyasının sınırlarını genişletmek ve yaratıcılıklarını geliştirmek için düzenlenen yarışmaya başvurmak için miniklerin Play-Doh oyun hamurlarıyla hayal güçlerini birleştirerek yaptıkları “sanat eserleri”nin resmini çekip eser adıyla birlikte www.hamurdanhayaller.com adresine yüklemesi yeterli oluyor.

4-5 ve 6-7 yaş olmak üzere iki ayrı kategoride gerçekleştirilen yarışmaya başvurular 31 Temmuz’a kadar devam ediyor. Ünlü blog yazarları İmren Gürsoy, İnci Timuremre, Melek İçmeli ve Merve Öztürk'ün juri koltuğunda oturduğu ve kazananların 31 Ağustos’ta açıklanacağı 13. Play-Doh Hamurdan Hayaller Yarışması’nda her yaş grubunun birincilerini iPad 2, ilk 3’e girenleri ise boylarınca oyuncak bekliyor. Detaylı bilgi için www.hamurdanhayaller.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

12 Haziran 2017 Pazartesi

OKUL SEÇİMİNDE NELERE DİKKAT ETMEK LAZIM?


En önemsediğim konuların başında gelir ''okul seçimi'' Özellikle anaokulunda okula başlama sürecinde hayati önem taşıyor. Tabi sonrası da aynı şekilde. Çocuğun hem akademik başarısı hem de daha önemlisi ruhsal gelişimi için çok zor bir karardır. Peki okul seçerken nelere dikkat etmemiz lazım? Hangi kriterler, okul seçiminde belirleyicidir? Bunun gibi cevabından emin olamadığınız sorular olduğunu çok iyi biliyorum. Çünkü hepimiz, çocuklarımız için en iyisini istiyoruz.

Yrd. Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, bu noktaları şöyle sıraladı:
Çocuğun seveceği bir ortam olmalı: Okul öncesi eğitim döneminde okul seçerken akademik beklentiden öte çocuğun seveceği, olumlu bir okul algısı oluşturabileceği, oyunlar oynayıp ilk arkadaşlıklarını kuracağı bir okul ortamı olmasına dikkat edilmeli. Çocuğun anne ve babası ile kurduğu güzel ilişkiye öğretmen gibi bir yetişkinin de eklenmesiyle farklı bir boyuta taşınacak huzurlu bir okul ortamı aranmalıdır. Bu dönemde anne ve babaların mutlaka dikkat etmeleri gereken diğer bir nokta okulun çocukları için güvenli bir yer olmasıdır.

Okul öncesi dönem çok önemli: Ortalama 3 yaşlarına gelmiş bir çocuğun artık yavaş yavaş okula hazırlanmaya başlanması gerekir. Okul öncesi eğitim almış olan çocukların almamış olanlara göre zihinsel becerilerinin daha olumlu geliştiği ve akademik başarı ve uyumlarının daha iyi olduğu araştırmalarla desteklenmiştir. Bu nedenle anne ve babaların bu yaş çocukları için okul araştırmaları doğru olur.

Eğitim şartlarını araştırın: İlkokul dönemi artık akademik hayata geçişin başlangıç dönemidir. Çocukların sevecekleri, kendilerini güvende ve mutlu hissedecekleri bir ortam olmasının yanı sıra okulun asgari eğitim şartlarını da karşılaması gerekir. Akademik başarı ve gelişime verilen önem ve verilme şekli okuldan okula, hatta öğretmenden öğretmene değişebilir.

Çocuğunuzun özelliklerini göz önünde bulundurun: Ailenin akademik başarı konusundaki beklentisi, çocuğun yapısal ve gelişimsel özellikleri, zekâsı, yerinde oturabilme, dinleme becerileri, kurallara uymaya ne kadar istekli olduğu gibi özellikler değerlendirilmeli ve çocuğun gidebileceği okulların bir listesi çıkarılmalıdır. Öğrenme hızı yüksek, kurallara ve düzene çabuk alışabilen bir çocuğun akademik başarıyı önde tutan bir okulda eğitim alması uygun olabilir.

Okul öncesi öğretmenlerinden görüş alın: Ancak akranlarına göre daha zor öğrenen, dinlemekte zorlanan, tekrarla daha iyi öğrenebilen bir çocuğun akademik beklentisi yüksek bir okulda eğitim görmeye zorlanması çocuk için olumsuz etkiler yaratabilir. Çocuğumuzun öğrenme hızı ve okulla ilgili beklentilerimizi düşünürken mutlaka okul öncesinde ona eğitim vermiş öğretmenlerimizden destek ve öneri almalıyız. Çünkü anne ve babaların duygusal nedenlerle objektif bir şekilde değerlendiremedikleri birçok konuyu öğretmenler daha net değerlendirebilir. Bazen öğrenme kapasitesi çok yüksek ama bununla birlikte kurallara uymakta ve davranışlarını kontrol etmekte zorlanan ve dıştan bir kontrole ihtiyaç duyan çocuklarla karşılaşırız. Böyle çocuklar için de kuralların ve disiplinin tutarlı ve net olarak uygulandığı, bir taraftan sıcak bir ilişki kurmaya dikkat eden ve sınırları sık sık hatırlatan okul ortamları ve öğretmenlere ihtiyaç vardır.

18 Mayıs 2017 Perşembe

YAZ DÖNEMİ ÇOCUK HASTALIKLARI VE ALMAMIZ GEREKEN ÖNLEMLER!

Yaz dönemi hatta özellikle ilkbahar döneminde polenlerin gökyüzünde adeta dans edişini izliyoruz. Bu dans yetişkinlerden çok çocuklar için olumsuz bir etken olabiliyor değil mi? Peki Taz dönemi çocuk hastalıkları neler? Yaz dönemi çocuk hastalıklarından nasıl korunabiliriZ?
Çocuklarda sıkça görülen yaz hastalıklarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz: 

Güneş çarpması: Bu tür hastalıklara karşı kendi önleminizi alabilirsiniz. Örneğin; çocuğunuzun güneş çarpmasına maruz kalmaması için onu güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarı çıkarmayın. Güneşin dik geldiği saatler 10.00 ve 15.00 arasıdır.

 

Güneş yanıkları: Çocuğunuzun vücudunda yanma hissi, gerilme ve kızarıklık meydana geliyorsa bakmanız gereken ilk etken 24-48 saat içinde ağrı hissi verip vermemesidir. Eğer bu saat dilimleri arasında ağrı hissi veriyorsa bu birinci derece bir güneş yanığıdır. Bu yanıklara karşı hafif nemli kremler veya ağrı kesici şuruplar kullanılabilir. Deride içi su dolu kesecikler ve kabarma meydana geliyorsa bu da ikinci derece yanıktır. Bu durumda bir doktora başvurulması ve özel yanık pansumanları yaptırılması oldukça önemlidir.
Burun Kanamaları: Burun kanamaları çocuğunuzun güneşin altında olabileceğinden daha fazla kalmasından kaynaklanır. Çocuğunuzun burnu kanadığında kafasını önüne eğin ve güneşten olabildiğince uzak tutmaya özen gösterin.

   



Vücutta Çıkan İsilikler: İsilik; vücudun su dengesini bozan aşırı sıcaklığın ter bezlerinin kanallarını tıkaması sonucu terleyen bölgelerde meydana gelen kızarık ve kaşınmalardır. Tedavisi her gün ılık banyo ile mümkündür. Ayrıca bunun yanı sıra vücudun nefes almasını engelleyen cilt kremlerinde kaçınmak gerekir.

Yaz ishalleri: Bu ishal türü genelde yiyeceklerin temiz su kaynaklarından gelmeyen bir su ile yıkanması veya ilaçlanmış suları tüketme sonucu oluşan bir hastalık türüdür. Mide-bağırsak enfeksiyonlarına kadar ilerleyen bu hastalıkta ishal ve kusma önleyici ilaçların kullanımından kaçınmak gerekir. Uzun süre dışarıda bekleyen yiyecekler alınmamalı, ambalajlı ürünler tüketilmelidir. Ayrıca dışarıda bekletilen sütlü, kremalı ve mayonezli yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
 
Havuzdan kapılan göz ve deri enfeksiyonları: Gözde kızarıklık, çapaklanma ve akıntı gibi belirtileri olan göz hastalıkları antibiyotikli göz damlaları ile tedavi edilir. Bu durumu önlemek için havuz gözlükleri kullanılmalı ve havuza lenslerle girilmemelidir. Havuzda yayılması bir ihtimal olan diğer hastalık ise deride oluşan mantar ve iltahabik enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyon türünden korunmak için havuza girmeden önce ayak mantarları için kullanılan bir solüsyondan geçmek gerekir.