Marka Güncesi

18 Eylül 2017 Pazartesi

OYUN HAMURU SEÇİMİNDE NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?


Okula dönüşe birlikte son günlerde kırtasiyeler ve okul ürünleri satan zincir mağazalar inanılmaz bir yoğunluk yaşamaya başladı. Kırtasiye alışverişinin ilk sırasında kalem, defter, çanta, okul gereçleri ve çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimine katkı sağlayan oyun hamurları geliyor.Uzmanların söylediği gibi çocuklar hayal ettiklerini gerçek hayatta, oyunların yardımıyla bizlere yansıtmak isterler. Oyun hamurları bunu sağlamak için biçilmiş kaftanlardır diyebiliriz. Çocukların yaratıcılıklarına yaratıcılık katan, el becerilerini geliştiren ve üreten bir birey haline dönüştürmeye yardımcı olan bu büyülü oyun hamurlarını seçerken de çocuklarımızın sağlığını düşünmeliyiz. Kalitesiz oyun hamurları çocuklarını sağlığını olumsuz yönde etkileyebiliyor.  Oyun hamuru denilip kesinlikle geçilmemeli. Çocuğumuzun temas ettiği her şey önemli iken, bu kadar sık ve  yoğun kullandığı bir üründe çok daha dikkatli olmalıyız.

İçeriğindeki malzemelere dikkat
Nasıl ki, kozmetik ya da mutfak alışverişi yaparken içeriğindeki maddelere dikkat ediyoruz, en doğru oyun hamurunu seçerken yönelmemiz gereken ilk şey, çocuk sağlığını olumsuz etkileyebilecek hiçbir madde içermemesine dikkat etmek olacaktır. Doğal gıda maddelerinden oluşması önemlidir. Bunun için yetkili ve görevlilerden yardım alın.

Avrupa oyuncak güvenlik standartlarına uygun mu?
Kaliteli oyun hamurları, Avrupa oyuncak güvenlik standartlarına uygun olmalıdır. Oyuncağın veya ambalajın üzerinde kolayca görülebilir şekilde iliştirilen “CE” işareti alacağınız oyun hamurunun kaliteli ve güvenli olduğunu simgeler.  Sözü edilen “CE” simgesinin ambalaja iliştirilmediği durumlarda, muhafaza edilmesi tavsiye edilmiyor.

Oyun hamurunun yenilebilir ve tatsız olması
Çocukların büyük bir kısmı oyun hamurlarından pastalar, kurabiyeler yapmaktan keyif alır. Dolayısıyla hiç düşünmeden ağızlarına atmaları an meselesidir. Oyun hamurunun tatsız ve  tamamen doğal içeriklerden oluşması akıllardaki  “çocuğum oyun hamurunu yedi, zararlı mıdır?” sorusunu engellemek için yeterlidir. 

Hamurun yumuşaklığı
İyi bir oyun hamuru, yumuşak ve kolay şekil alabilen bir yapıya sahip olmalıdır. Parça parça dökülme yapmamalı ve kurumamalıdır. 

Oyun hamuru setleri
Birçok oyun hamuru bünyesinde, çeşitli kalıp ve aparatlar bulunduruyor. Kalıplarla verilen şekiller, başarma duygusunu tetikliyor. Böylelikle çocuklar bir nesnenin aynısını yapabilmenin hazzını yaşıyor. Alacağınız oyun hamurunu bu gözle değerlendirebilirsiniz.

Yukarıdaki madelere sizin bir eklemeniz olursa lütfen yorum bırakın. Benim bu maddeler ışığında yıllardır tercihim Plah-Doh 'dan yana oldu. Adı sanı bilinmeyen ve sadece belirli dönemlerde indirim sepetlerinde gördüğüm ürünleri kesinlikle evime sokmuyorum. Sağlık, hafife alınmayacak kadar kıymetli benim için. 

15 Eylül 2017 Cuma

ÇOCUKLARDA OKUL FOBİSİ!


Okula dönüşe birlikte çocukların okula alışma süreci de kaçınılmaz gündemimiz haline gelmeye başladı. Bu özellikle anaokulu ve ilkokul birinci sınıf öğrencilerinde çok çok önemli bir konu. Şüphesiz okulun ilk günü hem çocuk hem de aile açısından oldukça heyecan vericidir. Bu heyecana ek olarak çocukta birden bire gelişen kaygı ile birlikte okula gitmeyi reddetme durumu görülebilir. Bu durum hiç de nadir değildir aslında. Çevremize baktığımızda, birçok çocuğun kendi içinde yaşadığı ve ailesine de  yaşattığı stres verici durumlardan biridir. Okula gitmemek için bahaneler düzen bir çocuğa sahip iseniz, bu yazımıza bakmanızı öneriyoruz.

Okul fobisinin nedenleri
● Çocuğun akranları tarafından öğretmenler hakkında korkutulması,
● Başarısızlık korkusu,
● Anneden ayrılma güçlüğü başlıca nedenlerdir.

Okulun ilk günü birlikte gidin
Çocuğun ilkokul çağında olduğu varsayılarak, hiç bilmediği bir ortam ile tek başına kalması stres verici bir durum olmakla beraber, okuldan soğumaya sebebiyet verebilir. Bunu önlemek için okulun ilk günü, çocuk ile birlikte okula gitmek çocuğun kendisini güvenli ve rahat hissetmesi açısından harikalar yaratacaktır. Fakat bu ziyaretin  kısa süreli olması en önemli ayrıntıdır. Bu ziyaretin uzaması durumunda çocuğun okulda anne babaya bağımlı hale gelebildiği sık sık görülmektedir.

İstikrarlı ve sabırlı olun 
Çocukların, korkuları konusunda anlayış beklemesi en temel haklarıdır. Çocuğun okula gitmesi yönünden kararlı, korkularının son bulması yönünden de sabırlı olmalısınız. Çocuk, her ne kadar korkularını gizlemek için bahaneler sunsa da anne-babanın okula gönderme konusunda istikrarlı davranması gerekmektedir. 

Okul fobisine yakalanan bir çocuğa ailenin tutumu nasıl olmalı?
Anne babaların yapması gereken en temel şey, çocuğun kaygılarını dinlemektir diyebilirim. Hatta kendi okul dönemleri hakkında konuşmaları ve korkularının normal olduğunu ifade etmeleri de yerinde olacaktır.
Anne- babaların en çok hataya düştüğü konulardan biri de, “Bugün de okula gidersen sana istediğin oyuncağı alacağım” gibi cümleler kurarak çocuğun okula gitmesi için bir nevi onu ödüllendirmeye çalışmasıdır. Okula gitmenin bir istek değil de, onun görevi olduğunun bilincinde olmasını sağlamak çok önemli bir durumdur.
Çocuğun okulu sevebilmesi için küçük hileler kullanabilirsiniz. Çocuğunuzla birlikte yaptığınız alışverişte, eğlenceli ve çocuğun zevkine hitap eden araç gereçler satın almak olumlu sonuçlar doğurabiliyor.

Nelerden kaçınmalıyız?
Okul ile ilgili olumsuz deneyimlerimizi çocuğa aktarmaktan kaçınmalıyız. “Bak benimde böyle bir korkum vardı” mesajını vermeye çalışırken çocuğun daha da korkmasına neden olabilirsiniz.
Çocuğun korkmasını engellemek adına okula 1-2 gün ara verilmesi kesinlikle doğru değildir.
● “Okula gitmezsen seni sevmem” gibi tehdit edici cümlelerden kaçınmalısınız.

28 Ağustos 2017 Pazartesi

Bayram Tatilini Sağlıklı Geçirmek İçin İpuçları


İkramların bol olduğu bayram tatillerinde beslenme düzenimiz değişiklik gösteriyor. Zaten bayramların vazgeçilmezleri olan şeker ve çikolatanın yanında alınan fazla miktarda et tüketimi  mide ağrısı, sindirimde güçlük, tansiyon, kalp rahatsızlığı gibi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Muhakkak  bu bayram tatilinde de dostlarınızın verilen ikramları yemeniz konusunda teşvik edeceği zamanlar olacaktır. Bayramı mutlu ve sağlıklı geçirmek için gündelik hayatta da çok kullandığımız, “her şeyin fazlası zarar” uyarısını dikkate almamızda ve dolayısıyla beslenmemize daha çok özen göstermemizde yarar var.

Doğru kurban seçimi, kesim koşulları ve saklama
Sağlıklı bayram tatili için gerekli olan ilk kısım kesinlikle etin kesim aşamasıdır. Dolayısıyla seçilen kurbanın veteriner kontrolünden geçmesi,  ardından uygun hijyen koşulları ile beraber kesim işleminin gerçekleşmesi en doğru yöntem olacaktır. Aksi takdirde sağlığın olumsuz etkilenmesi ile karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz bir gerçek olacaktır.
Kurban bayramında en çok hataya düştüğümüz konu, etlerin kesildikten hemen sonra tüketilmesidir. Yeni kesilen etlerin hemen pişirilmesi, sindirimde güçlük yaratacağı gibi etteki sertlik tadını olumsuz etkileyecektir. Bunun önlemenin en basit yolu, eti 24 saat buzdolabında bekletmektir. Etlerin kolay bozulabilen besin çeşitlerinden olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu nedenle buzdolabındaki eti çözündürdüğümüzde tekrar dondurmak sağlığımızı tehdit edebilir.

Hafif bir kahvaltı
Kahvaltı her zaman en önemli öğünümüz olmuştur. Fakat bazılarımız için bayram sabahı demek herkesin bir araya geldiği bayram kahvaltıları demektir. Bu nedenle kahvaltıyı daha anlamlı kılıyor. Bu anlamlılık bizi daha gösterişli sofralar hazırlamaya itiyor. Ağır, kavurmalı ya da hamur işleri içeren kahvaltılardan uzak durmalı, peynir, domates, salatalık, yumurta gibi tüm besin gruplarını içeren hafif bir kahvaltı seçmeliyiz.

Bayramlarda “hayır” diyebilmeliyiz
“Bir kereden bir şey olmaz”, “bende ye başkasında yemezsin”, “bayramda yemeyeceksen ne zaman yiyeceksin” gibi klasik sözleri hepimiz duymuşuzdur. Hayır diyebilmek ya da verilen ikramları tadımlık tüketmek bayram tatilinin zehir olmasını önleyecektir.

Su tüketimi önemli
Uzmanlar günde 8-10 bardak arası su içmemiz gerektiğini hep söylerler. Bayram sürecinde bu uyarıyı dikkate almak yararlı olacaktır.

Kafeinli içeceklerden uzak durun
Kahve ve çay gibi kafeinli içeceklerden uzak durmalısınız. Kafeinli içeceklerin fazla tüketilmesi kalp rahatsızlıklarına ve uykusuzluğa neden olabilmektedir.

Öğün atlamayın
Bayram gezmelerinden yemek yemeğe vakit kalamayabiliyor. Bu nedenle atlanılan öğünler yerine ikram edilen yağlı, bol şekerli yiyeceklere hayır denmesi güçleşiyor. Bunu engellemenin yolu ana ve ara öğünlerinizi atlamamaktan geçiyor.

Ve tabi ki spor…
Bayramlarda aşırı tükettiğimiz gıdaları eritmek için hafif yürüyüşlerden kaçınmayın. Hem fazla kiloları engelleyecek hem de sağlık sorunları oluşmasını engellemeye yardımcı olacaktır. Kurban bayramının kurbanı olmamak için verdiğimiz ipuçlarına dikkat etmenizde fayda var.

18 Ağustos 2017 Cuma

Buzdolabında Ankastre Şıklığı

Ankastre renginin çekiciliği hiç azalmıyor: Geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da ankastre renklere olan ilgi çok fazla. Bunun nedenini anlamak kolay, ankastre, yani gümüş rengi her şeyden önce çok şık duruyor. Sanki mutfaklarda kullanılması için yaratılmış bu renk, bir mutfaktaki her ürüne, ama en çok da buzdolaplarına yakışıyor. Bu nedenle yeni bir buzdolabı almak istediğimde, ilk şartım muhakkak ankastre renginde olmasıydı: Mutfağımdaki diğer tüm ürünler de bu rengi kullanıyor. Diğer şartlarım ise hepimizin istediği ve aradığı şeylerdi: Buzdolabı uygun fiyatlı, kaliteli, dayanıklı ve yaygın bir servis ağına sahip olmalıydı. Açıkçası aradığım tüm bu özellikleri ve daha fazlasını Uğur Soğutma’ya ait UES 585 D2K NFI A++ modelinde buldum. 
                                                               
Marka konusunda hiçbir tereddüdüm olmadı, zira Uğur Soğutma’ya ait bir derin dondurucuyu yıllardan bu yana kullanıyorum. 60 yıldan fazladır soğutma ve gıda depolama sektöründe faaliyet gösteren firmanın gerçek bir rakibi olmadığını düşünüyorum: Ürettikleri cihazların arkasında duruyorlar ve benzersiz bir uzmanlığa sahipler. Dolayısıyla, aynı derin dondurucuları gibi buzdolapları da daima üst düzey kalite, pratik bir kullanım ve uygun fiyatları bir arada sunuyor.
UES 585 D2K NFI A++ ankastre renginde bir model ancak sahip olduğu tek özellik bu değil elbette.  Çift kapılı bir buzdolabı bu ve üst kısmında otomatik defrost özelliğine sahip no-frost bölmesi yer alıyor. Bu bölmenin hacmi 97 litre, yani kalabalık aileler için bile fazlasıyla yeterli geliyor. Bu bölmenin dış kapağı üzerinde yer alan bir LED gösterge var, bu gösterge ile kapakları açmanıza gerek kalmadan zdolabı kontrollerine ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca çok çık duruyor! Buzdolabı kısmı ise tam 585 litrelik bir iç hacme sahip: Emin olun, tamamını doldurmakta zorlanıyorsunuz.
       
Nem kontrollü sebzelik, 0 derece bölmesi gibi özellikler ise standart olarak geliyor. Diğer markaların bu özelliklere ve bu denli geniş iç hacme sahip olan modellerine kıyasla, inanılmaz bir fiyata sahip. Bütçenizi hiç zorlamadan gelişmiş teknolojiler kullanan yeni nesil bir buzdolabına sahip olabiliyorsunuz. Verdiğim karardan çok mutluyum: Mutfağım hem şık görünüyor ve hem de bir servet ödememe gerek kalmadan son teknoloji ürünü bir buzdolabı kullanabiliyorum. Peşin fiyatına 12 taksitle satın almak için https://satis.ugur.com.tr/item/ues-585-d2k-nf-a/100030 adresini kullanmanızı tavsiye ederim, ben de siparişimi buradan verdim.
                                                       
Bir boomads advertorial içeriğidir.

16 Ağustos 2017 Çarşamba

TATİLDE YAPABİLECEĞİNİZ AKTİVİTE ÖNERİLERİ


Çocuklarla birlikte vakit geçirmek çok önemlidir. Öyleyse tatiller bunun için biçilmez kaftanlardır diyebiliriz. Çocukların tatilden beklentileri tamamen oyun oynamak ve rahatlamak üzerinedir. Tatilde “sıkıldım” diyen çocuk duymamak ve muhteşem bir tatil geçirmek isteyenler için onlarla birlikte yapabileceğiniz bu aktiviteler size ilham verebilir.

Deniz kabuklarını süsleyin
Sahilden toplayacağınız deniz kabuklarını rengarenk boyayıp, dekoratif eşyalar haline getirebilirsiniz. Çocuklarınızla hem eğlenecek hem de yaratıcılığınızı konuşturacaksınız.

Birlikte dans edin
Birlikte eğlenceli bir şarkı seçin. Bu şarkıya uygun bir koreografi hazırlayın ve dans edin. Birlikte ettiğiniz dansa gelen övgüler ve alkışlar çocuğunuzu çok mutlu edecektir. 


Bardakta havai fişek
Bardakta havai fişek fikri çocuklarınızı heyecanlandırdı değil mi? Bunun için sadece cam bardak, su, gıda boyası ve zeytinyağı gerekli.  Çocuklarınızla birlikte yapacağınız bu havai fişeklere tekrar tekrar bakmak isteyeceksiniz.

Bulmaca çözün
Stratejik düşünme yetisi kazanmak için bulmaca çözmek kulağa çok mantıklı geliyor.  Çocuğunuzun yaşını ve becerisini dikkate alarak bulmaca seçin ve çözmeye başlayın. Çocuklarınızı eğlendirirken aynı zamanda pratik düşünme yetisi de kazandırabilirsiniz.

Yüzmeye gidin
Çocukların yüzmeye bayıldıklarına hepimiz aşinayız. Yaz tatilinde yapılacak en iyi ve en basit aktivitelerden biri. Spor yaparken aynı zamanda eğlenmeye kim hayır diyebilir ki?

Balığa gidin
Oltalarınızı alıp, balık tutmak hepinize iyi gelecektir. Öyleyse hiç durmadan size en yakın denize gidin. Bakalım en büyük balığı kim tutacak?

Açık hava konseri verin
Tencere, kaşık ve çatal kapıp bahçede kendi müziğinizi yaratın. Müziğinize kendi şarkınızı söyleyerek eşlik de edebilirsiniz. Bestenizi bitirdikten sonra küçük rockstarınızı öpücüklere boğmayı unutmayın.

Eğlenceli tenis
Kendiniz yaptığınız tenis raketleri ile oyunu daha eğlenceli hale getirin. Bunu plastik tabaklar, çubuk ve balon ile sağlayabilirsiniz. Çocuğunuzun büyük bir şevk ile oynayacağından eminim.

T-shirt tasarımı
Beyaz bir t-shirt  üzerine sulu boya ile yapacağınız resimler, boyama kitabından daha etkili olacaktır. Yaptığınız resimlerinize çıkartmalar ekleyerek daha da eğlenceli dokunuşlar katabilirsiniz.

Kendi fotoğraf albümünüzü oluşturun
Yetişkinlerin anı tutmayı sevdiğini hepimiz biliyoruz. Aslında bu çocukların da çok hoşuna gidecektir. Tatil boyunca çektiğiniz her fotoğrafı boş bir deftere yapıştırarak kendi fotoğraf albümünüzü oluşturabilirsiniz. Tatilinizden geriye kalan çok hoş bir anı olacaktır.

8 Ağustos 2017 Salı

LEGOLAND / FORUM İSTANBUL DENEYİMİMİZ!

Bütün hafta yoğun iş temposunda çalışıyor ve ailecek birbirimize ne yazık ki çok zaman ayıramıyoruz. Özellikle ailecek yapılan aktivitelerin çocuklu hayat için çok önemli olduğunu düşünen birisi olarak bu eksiği olabildiğince hafta sonları telaffi etmek için programlar yapmaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz hafta sonu güzel bir davetle Forum İstanbul'da yer alan Legoland'e gittik. Bir lego tutkunu olan oğlumuz için oldukça cazip bir davetti. Legoland'i uzun zamandır duyuyordum ancak gitme fırsatım olmamıştı. Sıcak havalarda kapalı alandaki aktiviteleri tercih ettiğim için de ailecek Legoland'in yolunu tuttuk. Öncelikle gerçek anlamda bir Lego dünyası inşaa edilmiş, bunu söylemeliyim. Bir Lego severseniz, yaşınız kaç olursa olsun sıkılmadan saatlerinizi geçirebilirsiniz burada:)


İçinde tahmin edebileceğiniz gibi Lego aktiviteleri sizi bekliyor. Çok güzel bir Lego müzesi vardı, hayranlık duydum. Eiffel Tower, Mısır Piramitleri, İtalya'daki meşhur Collesium gibi çok güzel ve meşakkatli yapılar Lego'larla resmedilmiş, bayıldım.
Bunun dışında 15 dakikalık bir Lego filmini, üç  boyutlu olarak özel bir sinemada izliyorsunuz. Bununla ilgili detay verip sürprizi bozmak istemem ama gerçekten çok eğlendik :) 

Çok güzel bir Lego mağazası da tabi olmazsa olmaz! O güne hatıra çok güzel Lego'lar ve minik hediyeler de satın aldık. 
Bir de eğer doğum günü yapmak için alternatif mekanlar arıyorsanız Legoland'in içinde tam da böyle bir doğum günü alanı sizi bekliyor. Çocuğunuza güzel bir doğum günü partisi hazırlayabilirsiniz.

Bilet Fiyatları Nasıl?

3 yaş ve üzerindeki herkesin eğlence merkezine giriş için bilete ihtiyacı var. 3 yaş altındaki çocukların girişi ücretsiz. Yetişkinler, merkezi en az bir çocukla birlikte ziyaret edebilir.
Kapıda giriş yetişkinler için kişi başı 48 TL ve çocuklar için (3 yaş ve üstü ) kişi başı 37 TL’dir. 


Legoland'e Nasıl Giderim?
E5 otoyoluna girin, ardından “Hal- Otogar” çıkışından çıkın ve “Kuru Gıda Hali- Otogar” yolunu takip edin.
Veya TEM otoyoluna girin, ardından “Otogar” çıkışından çıkın ve “Kartaltepe- Yıldırım- Kocatepe” yolunu takip edin.
 

Otobüs ile
  • IETT otobüslerine binin:
  • 32 (Cevatpaşa-Eminönü) Kartaltepe’den geçen
  • 32A (Cevatpaşa-Beyazıt)
  • 32T (Cevatpaşa-Taksim)
Metro ile
Atatürk Havalimanı- Yenikapı hattında çalışan metroya binerek Forum İstanbul İstasyonunda inebilirsiniz.
Şehrin Anadolu yakasından gelenler Merter İstasyonuna kadar Metrobüsle gelip burada Yenikapı-Atatürk Havalimanı metro hattına aktarma yapabilir.

11 Temmuz 2017 Salı

Unilever'in Sosyal Sorumluluk Projesi : Unilever Paydaş Çalıştayında Neler Konuşuldu?

 
Markaların, sosyal sorumluluk çalışmalarını elimden geldiğince blogumda sizinle paylaşmayı seviyorum. Konu özellikle kadın ise, mutlaka yer vermek istiyorum. Özellikle Unilever gibi büyük bir markadan gelen bu haber beni fazlasıyla mutlu etti. Unilever’in Sürdürülebilir Yaşam Planı kapsamında geleneksel olarak düzenlediği Paydaş Çalıştayı, bu yıl ‘Kadınların ve Gençlerin Güçlenmesi’ konuları odağında gerçekleşti.  
 
“Birlikte daha iyi bir dünya yaratabiliriz”

Unilever’in paydaşlarıyla yürüttüğü çalışmalar sayesinde, Sürdürülebilir Yaşam Planı kapsamında globalde 50’den fazla hedefin yüzde 80’ini gerçekleştirdiğini kaydeden Goossens, sözlerine şöyle devam etti: “Biz sade ve alçak gönüllü bir şekilde yardımınızı istiyoruz. Güven ve karşılıklı saygıya dayalı, dahiliyetçi ve kuşaklar arası düşünceye dayalı derin iş birlikleri içindeyiz. Bu sayede birçok zorluğumuzu çözebileceğimize inanıyoruz. Her zamankinden daha çok, amacımızı yaşatmaya ve sürdürülebilir yaşam planımızın sorumlu büyümenin itici gücü olmasında kararlıyız. Çünkü birlikte, bugünkü ve gelecek kuşaklar için daha iyi bir dünya yaratabiliriz. Daha iyi bir gelecek yaratmak için bundan daha iyi bir zaman yok!”

Sürdürülebilir Yaşamı Destekleyen Markalar büyümeyi güçlendiriyor

Unilever Türkiye, Rusya, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya, Kafkasya ve İran Sürdürülebilir İş ve İletişim Direktörü Ebru Şenel Erim de çalıştayda, Sürdürülebilir Yaşam Planı doğrultusunda Türkiye’de kaydedilen ilerleme hakkında bilgi verdi. “2016 yılında, sürdürülebilirliğin, şirketimizin büyümesini güçlendirdiğini görmeye devam ettik” diyen Erim, büyümenin yüzde 70’ten fazlasının Sürdürülebilir Yaşamı Destekleyen Markalardan geldiğini, tarımsal hammaddelerin (poşet çay, yerel sebze ve baharatlar, domates) yüzde 100’ünün sürdürülebilir kaynaklardan tedarik edildiğini, 70 milyon TL tasarruf sağlandığını, Türkiye’deki tüm fabrikalar, depolar, dağıtım merkezleri ve ofislerin ‘Çöplüğe Sıfır Atık’ kategorisinde faaliyet gösterdiğini söyledi. 
 
Dilerim bu çalışmalar, diğer markalara da örnek teşkil eder ve herkes elinden geldiğince toplumun gelişmesine, kadınların, gençlerin hayat içerisinde daha aktif olabilmesine destek olur.